Dünya / Kapitalizm Emperyalizm Eleştirileri / Sosyalizm

“BAŞARAMADIK DÖNÜYORUZ” DİYOR AMA DÖNÜŞ MÜMKÜN DEĞİL!

Fotoğrafta yürüyüşün başında bulunan dönüp arkasından gelenlere, “insan olmayı beceremedik geri dönüyoruz” diyor! Fotoğraf, 21. Yy insanın üzerinde çok ama çok düşünmesi gereken mesajlarla yüklüdür.

Maymun atadan günümüz insanına kadar oldukça uzun süren yolculukta, ön ayakların serbest kalması başta olmak üzere biyolojik olarak yaşanan büyük değişim-dönüşümle insanlaştık ama zihinsel-kültürel olarak insanlaştık mı? Nasıl insanlaşacağız? Tartışılması gereken budur!

İnsanoğlu gelinen aşamada:

*Dünyanın maddi-manevi tüm değerlerini, bencil çıkarları uğruna sonu gelmez savaşlarla ezip geçen güçler doludizgin yol alırken…

*İnsanın ruhsal, bedensel, zihinsel bütün arzularını, dürtülerini, ihtiyaçlarını, toplumsallığını aşırı kâr hırsının, iktidar ve piyasa ilişkilerinin kuşatması altına alan kapitalizmin tarihsel olduğu kadar fiziksel sınırları artık ufukta görünmeye başlamışken…

*Bir yandan mülkiyeti kutsayarak tanrı katına çıkartan diğer toplumun ezici çoğunluğunu da mülkiyetten kopartıp mülksüzleştiren kapitalizm ile küremiz yok olmanın eşiğine getirilmişken…

*İnsan yaşamını devam ettirmesinin aracı olan iktisadi çalışmayı, araç olmaktan çıkartıp amaç haline getirerek kutsallaştıran ve aklı iktisadi akla, iktisadi aklı da akıl dışılığa vardırarak, genelde insanı, özelde ücretli emek gücünü çalışmanın kölesi haline getiren baş belası bir düzen insanla birlikte küremizi kasıp kavurur hale gelmişken…

*Teknolojide olağanüstü ilerlemeye karşın, bu ilerlemenin kapitalizm altında genel olarak insanlığa değil de bir avuç egemen sınıfların hizmetinde olmasının yarattığı çelişkinin büyük insanlık lehine aşılması kendini dayatmışken…

*Bilimin teknolojik indirgemesiyle birlikte insanoğlunun, doğa yasaları karşısında ele geçirdiği üstünlüğün de bir sınırı olduğunun farkında olmadan ya da bu sınırı hiçe sayarak doğa ve çevreye iradi müdahalenin de çok ötesinde saygısız ve düşmanca davranışın bedelini yine aynı doğa, insanlığa ağır bir bedelle ödetmeye başlamışken…

*Üniversiteleri giderek ‘bilgi süper marketi’ne, bilim insanları da giderek ‘bilgi satış memurları’na dönüştüren, sanat ve edebiyat alanındaki yaratıcılığı tüketim kültürünün bir parçası haline getirerek ticari boyut kazandıran, büyük sermaye gruplarının kültürel kurumlarının sponsorluğunu alamayan eserlerin topluma ulaşmada ciddi zorlandığı bu tarihi evrede ilerici, devrimci toplumsal nitelikli sanat-edebiyat dinamiklerinin kapitalizmle yaşam kavgası büyüyorken…

*Üretimde robotların yani nesnelleşmiş emeğin devreye girmesiyle paralel insanın iktisadi çalışmadan zamanının özgürleşip sanata-estetiğe daha fazla zaman ayırmasının koşulları oluşmuşken, bunun aksine işsizlik büyütülüp çalışma saatlerini artırma çelişkisi derinleşirken…

*İnsan kendi eseri olan teknolojik gelişmeyle vardığı yapay zeka tarafından esir almasına ramak kalmışken… “valla ne yapalım insan olmayı beceremedik maymun ataya geri dönüyoruz” demek hem biyolojik olarak hem de ileriye doğru yaşanan tarihsel gelişme nedeniyle mümkün değildir.

Sonuç olarak; ön ayakları özgürleştirmenin büyük ilerlemesini yaşayan insan geri maymun ataya istese de dönemez. Genelde bir avuç sermayedar dışında insanlığın özelde ücretli emek gücünün insanın ve küremizin başına bela olmaya başlayan kapitalizmi aşarak kendisiyle birlikte organik bir parçası olduğu dünyamızı özgürleştirmenin alternatifi yoktur.

Nasıl insanlaşacağız? Özetin özeti yanıtım şudur: politik egemen toplum (ki kralın krallığı çıplaktır) olan feodalizmden, ekonomi egemen toplum olan kapitalizme (ki egemen sınıfların iktidarları bir dizi ekonomik, siyasal kurumla perdelenmiştir) geçerken toplumlar sınıflara çözüldü. Günümüz kapitalizm altında ise toplumlar hızla bireye çözülüyor. Örneğin bunu herkese özel cep telefonu üzerinden okuyabilirsiniz. Artık bir avuç sermayedar dışında herkes ücretli emekçi ve birey olma yolunda! Çıkış yolu, emeği/bireyi gerçekten özgür birey haline getirecek olan kültür egemen toplum olan komünizmde. Bunu “Kapitalizmin Tarihsel Fiziksel Sınırları” kitabımda ayrıntılı işlemiştim.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

WordPress spam blocked by CleanTalk.