Genel / Güncel / Kürdistan

Dİ“KOMXEBATA REFERANDÛMA SERXWEBÛNA KURDİSTANÊ”DA AXAFTİNA MÎNA KURDî (VİDEO) Û TİRKÎ NİWîSKî (BAĞIMSIZLIK REFERANDUMU ÇALIŞTAYDA KÜRTÇE KONUŞMAM VİDEO VE YAZILI TÜRKÇESİ)

 

Sayın Divan,

Değerli parti ve sivil kurum temsilcileri,

Ülkemizin değerli bağımsız şahsiyetleri, aydınları,

Ve değerli basın emekçileri,

Hepinizi ÖSP adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

İklim gibi siyasetin de olağanüstü sıcak geçtiği şu günlerde, bağımsız Kürdistan’a omuz vermek için burada olmanız tarihi önemdedir.

Başta bu Çalıştayi organize ederek bizi bir araya getiren herkese emek ve çabalarından dolayı teşekkürlerimi, saygılarımı sunuyorum.

Konuşmamı Kürtçe yapacağım zira bağımsız Kürdistan’ı desteklemek amacıyla yapılan bir Çalıştay’da Türkçe konuşmayacağım, Kürtçe bilmeyenler kusura bakmasınlar.

I – 25 Eylül’de Ülkemizin Güney parçası bağımsızlık referandumuna gidecek. Gerek Ülke iç siyasetinde gerekse uluslar arası alanda hazırlıklar, destek arayışları sürüyor. Bu tarihi günde, kazasız-belasız yüksek oranda katılımla bağımsızlığa destek çıkması için kimin elinde ne geliyorsa onu yapılmalı. Bizde şimdiden bunu yapıyoruz.

II – Başta siyasal partilerimiz olmak üzere tüm kurumlarımız, programlarına, ideolojik-politik çizgilerine uygundur-değildir demeden ve amasız-fakatsız omuz vermeli. Şimdiden bulundukları her yerde bağımsızlık referandumunun propagandasını yapmalı.

III – Bugün dört parçada, milyonlarca Kürdistanlının yaşadığı sömürgeci metropollerde ve diasporadaki halklarımızın yüreği-kulağı-gözü 25 Eylül bağımsızlık referandumunda Yani her yerde halklarımızın yüreği Hewler’deki halklarımızla aynı atıyor. Kısacası bağımsızlık rüzgarı Kürdistanlıların olduğu her yerde güçlü esiyor. Biz inanıyoruz ki 25 Eylül günü referandum sandıkları diğer parçalar, sömürgeci metropoller ve diasporada da kurulabilseydi bağımsızlığa yüksek destek olacaktı.

IV – Uluslar arası destek-tanınma elbette önemlidir. Ama tayin edici olan Güneyli halkımızın bağımsız devlete uygun siyasal, ekonomik, askeri ve kültürel ulusal kurumlaşmaları hızla başarabilmesidir. Nedir bunların belli başlıları;

*Bir bağımsız ulusal devlet ama partilere özgü iki ayrı Peşmerge Ordusu olmaz. Peşmergenin Ulusal ordu olarak tekleşmesi yönünde alınmış karalar hızla hayata geçirilmeli. Peşmerge Ordusu tüm siyasal partilerimize eşit mesafede durmalıdır.

*Referandum sonrasına bırakılan genel seçimlerle yenilenecek olan Kürdistan Parlamentosu, bağımsız devletin tüm siyasi-idari- ekonomik-kültürel yönetiminin adresi haline getirilmeli. Bu misyonu kalıcılaştırılmalı.

*Tek ayak olarak enerji tekeline dayanmayan bağımsız ekonomik yeniden yapılanma başarılmalı.

*Tıpkı beş resmi dil uygulamasıyla nasıl ki tarihi önemde adım atıldıysa ve bu adımla Kürdistan’ı halklar ve inançlar bahçesi yapmada yol alındıysa “Ezidi halkımız için de Kürdistan siyasi-coğrafik birliği içerisinde Kültürel özerklik benzeri adım atılmalıdır.

V- Bağımsızlık sonrası atılacak adımlardan birisi, Ulusal Kongre’nin örgütlenmesine girişmek olmalı. Zira bağımsızlık gerçekleştiğinde, bugünkünden çok daha fazla Hewler dört parçasıyla Kürdistan siyasetinin merkezi haline gelecektir. Bu durumda Hewler tek başına siyasi yükü taşıyamaz mutlaka dört parçadan temsilcilerin yer alacağı siyasal temsiliyet ile birlikte bu büyük sorumluluk üstlenmelidir.

VI – Bağımsızlık referandumu yaklaştıkça, Kürt siyaseti, daima en büyük dalgakıran ya da “büyük şeytan” olarak İran ve “eyvah etrafım Kürdistanla çevrildi, kuşatıldım” diyen Türkiye’yi özel dikkatle izlemeli.

Çünkü her iki devlet kendi toprak birliklerini Irak ve Suriye üzerinden görüyorlar.

Çünkü her iki devlet Kürdistan parçalarını stratejik derilikleri olarak görüp buna uygun hamleler geliştiriyorlar.

Çünkü her ikisi de hem Güney hem de Rojava da doğrudan ve destekledikleri örgütler üzerinden de dolaylı işgali sürdürüyorlar.

Çünkü bağımsızlık referandumu yaklaştıkça her iki devlette resmi ve sivil dinamikler hareketlendi. Kürdistan/Kürtler karşıtı fay hatları derinden harekete geçirildi.

“İkinci İsrail” tezi yeniden rafa indirildi. Perinçek bir heyetle İran’a gitmesi başta bağımsızlık referandumuna karşı iki ülke arasında ortaklık ararken aynı zamanda Efrin işgali için İran’dan yeşil ışık yakma arayışıdır.

Her şey bir yana Kürtler 150 yıldır kendileri olmak için savaştılar.

Çünkü İran, Şengal ve Kerkük üzerinden, Türkiye ise Efrin üzerinden yeni işgaller peşinde. Yani Rojava işgalini Efrin üzerinden derinleştirmek isteyen Türkiye her an doğrudan Efrin’i işgal edebilir.

VII – Şimdiden hepimizin 25 Eylül sonrası muhtemel gelişmelere odaklanmamız gerekir.

*Bunlardan biri ve önemlisi IŞİD Musul ve Rakka derken kentsizleşme-mekansızlaşma sürecine girdikçe; Güney’de Musul-Şengal-Kerkük- Havice-Hanekin hattında ve Rojava’da tüm kentlerde yeni bir vur-kaç saldırılarına girişebilir. Buna hazır olunmalı.

*Daha da önemlisi, IŞİD sonrası sürece bağımsız Kürdistan eklenince gerek Irak gerek Suriye’de Arap-Kürt çatışması, Arap milliyetçiliğince dayatılabilir. Kürdistan açısından İran destekli Haşdi Şabi yeni IŞİD olma tehlikesini taşıyor.

VIII – Bağımsız Kürdistan ile birlikte Irak parçalanınca Suriye bütünlüğünü koruyamaz. Neden?

Çünkü Irak’ta hangi etnik ve inançsal meseleler varsa, Suriye’de de benzeri bulunmaktadır. Ve Irak’ın parçalanması Suriye’nin parçalanması sürecini hızlandıracaktır.

Çünkü Kürdistan’ın merkezinde yer aldığı Asya üzerinde egemenlik savaşlarının 20 yılı geride kaldı ama halen savaşın biteceğine ilişkin hiçbir işaret yok. Muhtemelen 15-20 yıl daha sürecek olan bu savaşta Suriye’nin mevcut halini koruması mümkün değil. Rusya ve ABD’nin Fırat Batısı ile Doğusuna askeri-siyasi konumlanmaları da Suriye’nin parçalanacağının işaretleri.

Çünkü Suriye’de tıpkı Irak gibi dış güçlerin çıkarlarının belirleyiciliğinde oluşturulan bir devlet.

Burada Kürt siyaseti açısından önemli olan şudur;

Güney ve Rojava parçaları, birbirine stratejik derinlik katacak, biri diğerini tamamlayacak. İki parçanın coğrafyalarının örtüşen gelecekleri siyasete de şimdiden kimi adımlar atmasını dayatıyor. Kürt siyaseti:

*İki parçanın birliğinin gereklerine uygun adımlar atmalı ve bugünden bunun mekanizmalarını oluşturulmalı.

*Kürt siyaseti iki parçada iç siyasi hegemonya hesaplarını sivil demokratik zemine çekerek askeri hesaplaşma alanı olmaktan çıkartılmalıdır.

IX – Her büyük olayın ya da savaşın büyük sonuçları da olur, olmuştur. Tıpkı Enfal katliamlar serisinin Halepçe soykırımı ile doruğa varmasının Saddam rejimimin sonunu getirmesi gibi. Tıpkı önce federasyon sonra bağımsızlığa giden yolu açması gibi, Türkiye’nin kalıcı Efrin işgalinin de büyük sonuçları olacaktır.

Dileriz Türk devlet ve hükümetine akliselim hakim olur ve işgalden vazgeçer.

Rusların, ABD ile birlikte hareket etmesi, özellikle de ortak Rakka operasyonu karşısında “Türk sopasını” Efrin’de göstermesine aldanıp Efrin’i işgal etmez.

X – Kuzey’de iç siyasete dair birkaç şeyle bitireceğim.

*Türkiye egemen sınıflarının yeni iktidar hesapları sürüyor. Adalet yürüyüşü yeni denklemler üretebilir.

*Haksız-hukuksuz olarak Kürt vekil ve belediye başkanları içeride. Çağrımız bir an evvel Kürt siyaset kadrosunun serbest bırakılmasıdır.

*Diyarbakır öfkeli ama halen taş çatlatan sessizlik aşılamadı.

Bitirirken kimi önerilerimiz var:

*Kürdistan’da Van-Antep-Urfa’da ve Batıda Ankara-İstanbul-İzmir’de bağımsızlığı destekleyen panel, konferans vb etkinlikler düzenlenmeli.

*Kurmanci ile Zazaki lehçesiye (zarava) çıkarılacak kısa ve bağımsızlık referandumuna destek çağrısı yapan bir bildiri üretilip elden dağıtılmalıdır.

*Güneye ortak bir heyet referandum günü orada bulunacak şekilde gitmelidir.

Halkımızın bağımsızlık günü 25 Eylül kutlu olsun!

1 Ekim 2017 Katalanya’nın bağımsızlık hamlesine selam!

Hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum!

Sinan Çiftyürek

Özgürlük ve Sosyalizm Partisi

Genel Başkanı

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

WordPress spam blocked by CleanTalk.